İlke Sürücü Kursu

İlkyardım Dersi

Dolaşım Sistemi Kalp Masajı

Şok ve bayılma arasındaki farkları ayırt ediniz. Dolaşım sistemi tüm vücutta faaliyet gösteren bir sistem olup kalp, kan, damarlardan oluşur. Kalp, dolaşım sistemin merkezidir, temiz kanı atardamarlar vasıtasıyla vücuda pompaladıktan sonra, kirlenen kan toplardamarlar yardımıyla kalbe geri gelir ve temizlenmek üzere akciğerlere gönderilir. Kalp yetişkinlerde dakikada ortalama 60 - 80, çocuklarda ise 100 - 120 kez atar. Kalbin çalışıp çalışmadığı nabız hareketlerinden anlaşılır ve nabzın en kolay hissedildiği yer boynun yanındaki şah damarıdır.

DOLAŞIM SİSTEMİ, KALP MASAJI VE KANAMALAR

Kalp durma belirtileri Nabız hissedilmez. Gözbebekleri büyür, Vücut sıcaklığı azalır Refleksler kaybolur Deri kül rengi olur ve morarır.

Kalp masajı: Duran kalbe uygulanır ve ilk 4-6 dk içinde yapılmalıdır. Çalışan kalbe, kalp masajı yapılmaz, aksi takdirde kalbin durmasına neden olur. Kalp masajı için hasta sırt üstü sert bir zemin üstüne yatırılır. Kalp masajı, göğüs kemiğinin alt 1/3’ lük kısmına uygulanır ve göğüs kemiği 5-7 cm. esnetilir. Yetişkinlere dakikada ortalama 60-80 defa, Çocuklara ise 100-120 defa yapılır. Kalp masajına kalp çalışıncaya kadar devam edilir. Kişinin hem kalbi hem de solunumu durmuşsa kalp masajı ve suni solunum birlikte uygulanır.

Bu durumda; Tek ilk yardımcı varsa: 15 kalp masajı - 2 suni solunum İki ilkyardımcı varsa : 5 kalp masajı - 1 suni solunum

KANAMALAR: Vücuttaki kanın kişinin ağırlığına oranı ortalama 1/13'tür. Yetişkin bir insanda ortalama 4- 6 litre kan vardır. Kısa süre içinde %20 ve üzeri kan kaybı hayati tehlike işaretidir. Olası bir kanamadan ilk etkilenen organımız beyindir.

Kanamaları ikiye ayırmak mümkündür:

1-İç Kanama: Kanın vücut boşluklarına akmasıdır. Belirtileri: Baş dönmesi, halsizlik, göz kararması, çarpıntı, bayılma, soğuk terleme ve şok halidir. İç kanamalı hasta: Sırt üstü yatırılır (baş yana çevrili), vücut ısısı korunur, uygun pozisyonda nakledilir.

2- Dış Kanama:

a) Atardamar kanaması: Kesik kesik fışkırır tarzda, açık kırmızı renktedir, kısa zamanda çok kan kaybına neden olduğu için en tehlikeli kanamadır.

b) Toplardamar kanaması: Koyu kırmızı renkte ve normal akışkan halde olan kanamalardır.

c) Kılcal damar kanaması: Sızıntı şeklindeki kanamalardır Burun kanamalarında ilkyardım: Hasta oturtulur, başı hafif öne eğilir burun kanatları sıkıştırılır. Hastanın ense ve yüzü soğuk su ile yıkanabilir. Ancak hasta kesinlikle sırt üstü yatırılmamalıdır. 20 dakikadan fazla sürede kanama durdurulmamışsa hasta en kısa sürede hastaneye götürülmelidir.

Kanamayı geçici olarak durdurma yöntemleri:

a) Kanayan bölgeye parmakla veya elle bastırmak: Kanama durumlarında ilk yapılan işlem olan kanama bölgesine elle yapılan basıncın amacı sadece o bölgedeki kan akışını durdurarak kanamamayı durdurmaya çalışmaktır

b) Basınçlı sargı uygulamak: Vücutta bazı atardamarların üzerine basınç yapılarak alt tarafa kan geçmesi engellenir. Basınç çıplak deri üzerine yapılırsa daha etkili olur Basınç Uygulama Noktaları Yüz ve alın bölgesindeki kanamalarında; şakak kemiği Omuz bölgesi kanamalarında;köprücük kemiği arka iç kısmı;

Boyun ve kafa yan taraf kanamalarında; şah damarı üzerine
Kol kanamalarında; koltuk altı Bacak kanamalarında; kasık iç kısmına basınç uygulanır.

c) Soğuk tatbik etmek

d) Kanayan yeri kalp seviyesinden yukarıda tutmak: Kanama bölgesini yukarı kaldırmanın amacı o bölgeye giden kan miktarını azaltmaktır.

e) Kanama bölgesinin gerisinden basınç uygulama

f) Turnike uygulamak: Kanayan yer ile kalp arasındaki tek kemik üzerinden sıkma şeklinde uygulanan geçici kanama durdurma yöntemidir. Sadece kol (omuz ile dirsek arası) ve bacakta (kalça ile diz arası) uygulanır. En etkili kanama durdurma yöntemidir. Ancak Organ ve doku kayıplarının olduğu kanamalarda kesinlikle turnike yöntemi uygulanmaz. Bu yöntemde en fazla dikkat edilecek noktalarda bir tanesi turnike bandının 5-7 cm genişliğinde elastik malzeme olması gerektiğidir. Örneğin, mendil, elastik bandaj, kravat gibi. Hastanın kangren olmaması için turnike bandı 20 dakikada bir 5-10 saniye gevşetilir. Bu yöntem en fazla 2 saat uygulanır.

BAYILMA: Değişik nedenlere bağlı olarak beynin kansız kalması nedeniyle oluşan ani bilinç kaybına bayılma denilir Bayılan insanda hareket sistemi faaliyetleri durmuşken solunum ve dolaşım sistemi faaliyetine devam eder. Bayılmanın en önemli nedenleri; stres, üzüntü, ani sevinç ve gerginlik halleridir. Bunların yanında, kan görme, havasızlık, ani ağrı halleri de bayılmaya neden olabilir. Bayılan kişi öncelikli olarak şok pozisyonuna getirilir. Bu arada;, pamuğa damlatılmış kolonya veya alkol koklatılabilir, boğazını sıkan giysi varsa gevşetilir, psikolojik olarak destek sağlanmaya çalışılır ve çevredeki kalabalığın azaltılması sağlanır. Bayılan kişinin 5- 6 saat süre ile dinlenmesi sağlanmalıdır. Sürekli olarak bayılan kişiler mutlaka doktor kontrolünden geçmelidir.

ŞOK: Çeşitli nedenlere özellikle de kan dolaşımındaki yetmezlik sonucu doku ve organlara kan gidememesine bağlı olarak hayati faaliyetlerin azalmasıdır. Bu olumsuz durumdan en fazla beyin etkilenmektedir.

Şokun Nedenleri: Aşırı kanamalar, kalp problemleri, yanıklar, şiddetli ağrı ve korku, zehirlenmeler, ciddi enfeksiyon hastalıkları bazılarıdır.

Şok Belirtileri: Vücut sıcaklığında azalma Soluk deri rengi Soğuk terleme Nabzın hızlı atması ancak zor duyulması Kan basıncında düşme Gözbebeklerinde büyüme

Şokta İlkyardım: Kanama varsa, durdurulur Beyne giden kan miktarını artırmak için hasta, sırt üstü yatırılıp ayakları 30-40 cm yukarı kaldırılarak şok pozisyonuna getirilir, Vücut ısısı korunur.

KOMA: Kazazedenin çevreyle bağlantısının tamamen kesildiği, uyaranlara cevap veremediği derin bilinç kaybıdır. bu durumlarda hastanın yaşam bulguları kontrolde tutularak en kısa sürede sağlık kuruluşuna sevk edilmesi gerekmektedir.

Solunumun Sağlanması

Nefes alıp verme işlemine solunum denir. Nefes alırken aldığımız oksijen ile akciğerler kanın temizlenmesini sağlar. Bu nedenle, solunum durduğunda kandaki oksijen oranı düşer. İnsanlar açlığa 60 gün, susuzluğa 6 gün , oksijensizliğe ise maksimum 6 dakika dayanabilir.

SOLUNUMUN SAĞLANMASI

Yetişkinlerde normal solunum dakikada 15-20, çocuklarda ise hızlı bir gelişim dönemi içinde olduklarından bu sayı daha fazla olup ve ortalama olarak dakikada 30-40 defadır. Bir insanının nefes aldığı en basit olarak göğüs hareketlerinden anlaşılır. Solunumun durması durumunda ilk etkilenecek organ ise beyindir. Solunumun durduğu en basit olarak hastanın göğüs hareketlerinden anlaşılır. Tam olarak emin olabilmek için bak - dinle - hisset metodunu kullanırız. Yani, göğüs hareketlerine bakılması, kulağımızla kişinin ağzından hava gelip gelmediğinin dinlenilmesi veya kazazedenin ağız ve burnuna yaklaştırılan kağıt veya cam gibi nesnelerde buharlaşma olup olmadığının hissedilmesi.

Hastanın solunumunda problem varsa şu pozisyonlar uygulanmalıdır:

a) Çene pozisyonu kontrol edilmeli, rahat bir solunum için çene göğüsten uzaklaştırılarak baş geriye çekilir.

b) Yan yatış pozisyonuna getirilmeli,

c) Dil kontrol edilmeli, geriye kaçarak soluk yolunu tıkamış ise temiz bir bez veya mendil yardımıyla çekilmeli,

Boğulmalarda İlkyardım

a) Boğaza Yabancı Cisim Kaçması : Boğazına yabancı cisim kaçması durumunda konuşamayan, öksüremeyen, iki eli ile boğazını tutan ve genel durumu kötü bir hasta tablosuyla karşılaşırız. Bu durumda yetişkin kişilerin hemen sırtının orta kısmına yumrukla vurulur. Çocuklarda ise baş aşağı gelecek şekilde ayaklarından tutulup yine sırtının orta kısmına vurulur. 


b) Suda Boğulma: Boğulan kişi hemen sırt üstü yatırılarak başını yan çevirip bu arada bir diğer kişi bacaklarından yukarı kaldırarak suyun boşalmasını sağlar. Veya boğulanın karnından iki elle tutularak bel yukarı doğru kaldırılır. Vücut ters V şeklinde olmalıdır. Bu pozisyonda su dışarı boşalacaktır.

Çocuklarda ise; Ayak bilekleri tutularak yukarıya kaldırılır Su bir miktar boşaldıktan sonra ağızdan takma diş veya başka yabancı cisim varsa çıkarılır ve ağızdan ağıza suni solunum yapılır. Bak-dinle-hisset metodu ile solunumu saptanamayan (solunumu durmuş olan) kişiye en geç 4-6 dakika içinde müdahale edilmesi gerekmektedir.
Suni Solunum: Kendi kendine solunum yapamayan kişiye dışarıdan yapay olarak hava takviye edilmesidir. Üç çeşit suni solunum yöntemi bulunmaktadır.

Bunlar: Ağızdan Ağıza, Holger Nielsen (Sırttan Bastırma ve Dirseklerden Kaldırma) ve Silvester tipi suni solunum yöntemleridir.

Ağızdan Ağıza Suni Solunum:En etkili ve öncelikli tercih edilmesi gereken suni solunum yöntemidir. Hasta sırtüstü yatırılır, çene göğüsten uzaklaştırılır, burun sıkıldıktan sonra derin nefes alarak ağızdan üflenir. Ardından göğüs hareketleri kontrol edilir. Çocuklarda ağız ve burundan birlikte az hava sık aralıklarla uygulanır.

Holger Nielsen (Sırttan Bastırma ve Dirseklerden Kaldırma) tip suni solunum: özellikle kusan ve ağız-burun çevresi kanamalı hastalarda tercih edilir. Hasta yüzüstü yatırılıp kafa yana çevrilir. İlk yardımcı hastanın baş tarafına geçip ellerini hastanın kürek kemikleri üzerine koyarak bastırır. Bu durumda nefes vermesi sağlanmış olur. Nefes alması için de dirseklerden kaldırılır.

Silvester tipi suni solunum yöntemi: Sık kullanılan ve etkinliği olan bir yöntem değildir. Kusması ve ağız-burun çevresi kanamasının yanında kaburga kemikleri de kırılmış olan hastalarda kullanılabilir. Hasta sırtının altına yumuşak bir malzeme konularak sırt üstü yatılır. İlk yardımcı hastanın baş tarafına geçtikten sonra hastanın ellerini açıp kapayarak suni solunum gerçekletirmiş olur. Suni solunum işlemine hasta kendi kendine soluyuncaya kadar devam edilir. Ayrıca suni solunum yaparken hastanın kendi kendine solunum yapıp yapmadığı aralıklı olarak kontrol edilir. Hasta soluyorsa kazazede sabit yan yatış pozisyonuna getirilir.

İnsan Vücudu

İnsan vücudunun en küçük canlı birimine hücre denir. Hücrelerin beslenmesini hücre zarı sağlamaktadır. Aynı görevi yapan hücreler birleşerek dokuları, dokular birleşerek organları, organlar da birleşerek sistemleri oluşturur. Hücre > Doku > Organ > Sistem > Canlı / Organizma

TRAFİK KAZLARINDA EN ÇOK YARA ALAN VÜCUT BÖLGELERİ

Baş: Yüz, kafa, boyun
Gövde: Göğüs, kaburga, karın
Alt taraf: Omurganın bir bölümü, bacaklar, kalça
Üst taraf: Omuz, kollar, dirsek, el, omurganın bir bölümü

VÜCUT BOŞLUKLARI

Kafatası Boşluğu: Beyin, beyincik, soğanilik
Göğüs Boşluğu: Yemek borusu, soluk borusu, akciğer, kalp Karın Boşluğu: Mide, pankreas, böbrekler, karaciğer, bağırsaklar
Leğen Boşluğu: Üreme organları ve idrar torbası
Omurga Boşluğu: Omurilik ve sinirler bulunur

VÜCUT SİSTEMLERİ

1-Sinir sistemi: Duyuların alınması, algılanması ve tepki verilmesinden sorumlu sistemdir. Sinir sistemi organları

Beyin: Vücudu kontrol eden bilinç sistemidir.
Soğanilik: Dolaşım ve solunum sistemini kontrol eder.
Omurilik: Genellikle kas, deri ve iç organlarda görevini yürütür.

2- Solunum sistemi: Kişinin yaşamı için gerekli oksijeni sağlayan sistemdir. Havadaki oksijeni alıp kanda bulunan karbonmonoksitle yer değiştirmesini sağlar. Solunum sistemi organları Ağız, burun, yutak, gırtlak, soluk borusu, akciğerler

3- Sindirim sistemi: Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan gıdaların alınması, parçalanması, öğütülmesi, sindirilmesi ve artıkların dışarı atılması işlemlerinden sorumlu sistemdir.

Sindirim sistemi organları Ağız, diş, dil, tükrük bezleri, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsten oluşur. Karaciğer, pankreas ve safra kesesinin sindirime yardımcı rolleri vardır.

4- Dolaşım sistemi: Kalp, kan ve damarlardan ( atar, toplar ve kılcal damarlar) oluşur. Sistemin merkezi kalptir.

Kalp : 4 odacıktan meydana gelir, üsttekiler kulakçık, alttakiler karıncıktır. Kalbin bir tarafı temiz, diğer tarafı kirli kanı barındırır.
Atardamar: Kalbin pompaladığı temiz kanı vücuda dağıtır.
Toplar damar: Kanı dokulardaki kılcal damarlardan alarak kalbe getirir. Taşıdıkları kan kirli kandır.
Kılcal Damarlar: Atardamarların en ince dallarıdır.

5- Hareket sistemi: Kemik, kas ve eklemler hareket sistemini oluşturan doku ve organlardır.

İlk Yardımın Amacı Ve Aşamaları

İlkyardımın amacı ve aşamaları çok iyi öğrenilmelidir. İlkyardımın amacı anlaşılmadığı sürece bu dersin anlaşılması mümkün değildir.

KAZA: Dikkatsizlik sonucu aniden oluşan, önceden olacağı tahmin edilemeyen, tedbir alındığında çoğunun önlenebilen, ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan olaylardır. Örn: ev kazası, trafik kazası

FELAKET: Kasıt unsuru olmaksızın meydana gelen, insanları ve çevreyi olumsuz yönde
etkileyen doğal kaynaklı olaylardır. Örn: sel, deprem, yangın vs…...

Felaketler bir anda kazalara göre daha ciddi ölüm ve maddi hasarlara neden olabilir.
Felaketlerin ortaya çıkması hiçbir şekilde engellenemezken, kazalar gerekli tedbirler alınarak engellenebilir.

TRAFİK KAZASI: Karayolu üzerinde hareket eden en az bir aracın karıştığı, ölüm yaralanma veya hasarla sonuçlanan olaylardır. Trafik kazalarının nedenleri, kurallara uymamak ve dikkatsizliktir. Bunda da; % 95 insan faktörü (% 15 yayalar % 80 sürücüler) % 5 diğer faktörler (çevre şartlarının olumsuz oluşu, yolların uygunsuzluğu, araçların arızalı olması…)

Sürücüler gördükleri trafik kazası durumunda olaya müdahale etmek zorundadırlar. Aksi takdirde sürücülere hem para hem de puan cezası uygulanır.

Şehir dışında şehir içine göre, ölüm ve yaralanma açısından, daha çok kaza meydana gelmektedir.

İLKYARDIMIN TANIMI VE ÖNEMİ Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye tıbbi tedavisi yapılıncaya kadar olay anında ve olay yerinde kişinin hayatını kurtarmak amacıyla ilaçsız, doğru ve geçici olarak yapılan ilk müdahaleye ilk yardım denir. Şu asla unutulmamalıdır ki; yapacağı işlem bir tedavi değildir. Tedaviyi sağlıkla ilgili okullarda eğitim alan kişiler yapabilir. Amaç: Hayat kurtarmak, kontrol altına almak, kötüye gidişi önlemek veya sağlığın o halde kalmasını sağlamaktır.

Sürücüler kazalara ilk müdahale edebilecek kişiler oldukları için ilkyardım bilgisine sahip olmalıdır.

İlkyardımın İlkeleri:

  • Çabuk karar vererek yaralıyı değerlendirmek
  • Yaralıya uygun pozisyon vermek, geçici önlemi hemen almak
  • Kalabalığı uzaklaştırmak
  • Yaralıya moral vermek, bilincini açık tutmak, sıcak tutmak, çamaşırları keserek çıkarmak
  • Güvenli yere almak


İlkyardımın Hedefleri:

  • Solunumun sağlanması
  • Kalbin çalıştırılması
  • Kanamanın durdurulması
  • Şokun engellenmesi
  • Yaranın dış etkenlerden korunması
  • Uygun pozisyon verilmesi
  • Haberleşmenin sağlanması ve yaralının taşınması.

Çok sayıda yaralının olduğu bir trafik kazasında önce soluk almayanlardan, kalbi çalışmayanlardan, kanaması olanlardan başlanarak ilkyardım yapılmalıdır.

İlkyardımın Aşamaları:

  • Kaza yerinde ikinci bir kazayı önlemek için emniyet tedbirleri almak.
  • Kazazedeyi uygun şekilde araçtan çıkartıp emniyetli bir yere almak (mümkünse üç kişiyle)
  • İlkyardımda bulunmak. Yani, (gerekli durumlarda) suni solunum yapmak, kalp masajı yapmak, kanamayı durdurmak, şoka karşı önlem almak (Bunlar, öncelikle yapılması gereken ilk yardım uygulamalarıdır).
  • Haberleşmeyi sağlamak (Hızır Acil Servis 112)
  • Kazazedeleri uygun pozisyonda öncelik sırasına göre hazırlamak
  • Sevk etmek, taşımak , nakletmek (Sevk işlemi, her zaman ilk yardımın sonuncu aşamasıdır)

İLKYARDIM ÇANTASI

Trafik kazaları ve ani yaralanmalarda müdahaleye imkan tanıyacak araç ve gereçlerin bulunduğu çantaya ilkyardım çantası denir.

İlkyardım çantası sürücünün en yakın ulaşabileceği yerde bulunmalıdır.

İlkyardım çantası, bisiklet, motosiklet, iş makineleri dışında tüm araçlarda bulundurulmalıdır.

İlk yardım çantasında bulundurulması zorunlu olan malzemeler şunlardır: Pamuk, Steril sargı bezi, Flaster, Makas, Elastik bandaj, Çengelli iğne (6 tane) ve Üçgen sargı bezi.

Bunların yanında,air way, suni solunum maskesi,plastik eldiven, telefon kartı, not defteri, kalem, ilk yardım kitabı bulundurulması da iyi olur.

İlk yardım çantasında şu malzemeler kesinlikle bulundurulmaz: Tentürdiyot, oksijenli su, yara tozu/merhemi ve diğer ilaçlar.Çünkü; tentürdiyot doğrudan açık yara üzerine sürüldüğünde mikropların yanında canlı doku ve hücreleri de öldürerek yaranın iyileşmesini geciktirip yara üzerinde iz kalmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu malzemeler ilaç grubunda yer aldıklarından hekim kontrolünde kullanılması gerekmektedir.Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan kararlar neticesinde tentürdiyot çanta muhteviyatından çıkartılmıştır.

 

11.08.2012